Bu Yazıyı Puanlayın
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Fonksiyonel Besinler ve Anti-Aging

Beslenme biliminin gelişmesiyle diyetin daha sağlıklı hayat sürmemizi sağladığını görmekteyiz.Doğru besin seçimi birçok hastalıktan korumakta,yenilenmelerine olanak sağlamaktadır.Sağlığımızda olumlu etkiler bırakan bu besinlere fonksiyonel besin denir.

Antioksidanlar,serbest radikallerin neden olduğu hücre hasarının yaşlanma sürecinde ve hastalıkların seyrinde önemli bir rol oynamaktadır.Antioksidanlar serbest radikal hasarına karşı ilk savunma hattıdır ve sağlığın korunması açısından kritiktir.Serbest radikallere ne kadar maruz kalınırsa antioksidan ihtiyacı da o kadar artacaktır.Serbest radikallerin etkileri zaman içerisinde erken yaşlılık,atardamar- kalp rahatsızlıkları,kireçlenme ve kanser gibi sonuçlanabilir.Kirli hava,hastalık,sigara ve stres serbest radikallere maruz kalma oranını arttıran dış faktörlerdir.Hücreleri, reaktif oksijen türlerine karşı korumak için karmaşık bir antioksidan işlemi gerçekleşmektedir.Bu sistem serbest radikalleri etkisiz hale getirmek için iç kaynaklı mekanizmalar geliştirmiş bileşik gruplardır.

Bitkisel ve hayvansal olmak üzere iki grup fonksiyonel besin vardır.

Bitkilerde bulunan karotenoidler,antioksidan vitaminler,fenolik bileşikler hastalıkların azalmasında önemli rol oynar.Bitkisel fonksiyonel besinler yani fitokimyasallar birçok besinde doğal olarak bulunmaktadır.Karotenoidlerden olan likopen; prostat,meme,sindirim sistemi,mesane,deri kanserini antioksidan özelliğiyle azaltmaktadır.Brokoli,lahana,karnabahar gibi besinlerdeki indol,siyoniyat gibi fitokimyasallar hücresel DNA zedelenmesini baskılayan veya etkisini yok eden enzimler üretir.Soğan ve sarımsaktaki allilik sülfatlar karsinojenlerin atımını artırır ve mide kanseri riskini azaltır.Soğan,sarımsak ve pırasa gibi sebzelerde selenyumda bulunmaktadır.Selenyumda antioksidanların yapısına katılmaktadır.İyi bir antioksidan olan kuarsetin soğanda azımsanmayacak kadar çok bulunur. Polifenolik bileşik gurplarından olan flavonoidler meyve,sebze,çay ve şarapta bulunmaktadır.Kuvvetli bir hücre yenileyici olan flavonoidler,enzim aktivite düzenlemeleri,serbest radikal yakalama özellikleriyle önemlidirler.Düzenli flavonoid alımı 24 yıllık izlem sonunda akciğer kanserini %50 azalttığı gözlenmiştir. Polifenollerden zengin çikolata LDL’nin oksidasyonunu azaltan flavonoid içerir.E vitaminin izomeri olan alfa-tokoferol düşük yoğunlukta lipoproteinlerdeki yağları oksidasyondan korur.

Antioksidanların, aterosklerozun önlenmesinde oldukça etkilidir.Okside LDL-kolesterol ,makrofajlar tarafından alınır,kolesterol esteri biriktirilir ve makrofaj aterosklerozu oluşturur.LDL-kolestrol ile birlikte diyetle alınan antioksidanlar kolestrolün oksidasyonunu önler.Soyada bulunan izoflavonoidler kolestrolü düşürmektedir.Japonyada yapılan bir araştırmada flavonoid tüketiminin artmasıyla koroner kalp hastalığı arasında ters orantı olduğunu ortaya koymuştur.Yine yapılan başka bir araştırmada bol miktarda kırmızı şarap tüketen bireylerin düzenli tüketmeyen bireylere göre yağ oranı fazla olsa da kalp hastalığı riski daha düşük bulunmuştur.

Hayvansal kaynaklı fonksiyonel besinlere baktığımızda en önemlilerinin; somon,ton,uskumru ve sardalya gibi balıklarda bulunan omega-3 yağ asitidir.En önemlileri EPA ve DHA’dır.Yeni doku oluşumunda ve hücresel immün yanıt kontrolünde etkilidir.

Antioksidanlardan zengin olan besinler ‘oksijen radikali emme kapasitesi’ (ORAC) yüksek olan besinler olarak da adlandırılmaktadır.Yapılan araştırmalara göre yaklaşık olarak 3000-5000 ORAC değerine sahip yiyecek alındığında antioksidan bedenin kapasitesinin güçlenebileceği ve serbest radikal hasarından yeterince korunulabileceği belirtilmektedir.

Diyetisyen Görkem MERCAN

Fazla kilolarınıza veda etmek ve sağlıklı beslenmek için
benimle iletişime geçebilirsiniz.

2018-03-19T14:06:19+00:00

İletişim Bilgileri

Adalet Mh. Manas Blv. Folkart Towers A Kule Kat:32 Kapı No:3207 35530
Bayraklı / İzmir

0536 745 1881

0533 145 1938

info@diyetismen.com